5/11/2009 - TUFAN ya da SONSAL / A POSTERIORI
dali “Don Quijote y los molinos” TDK SÖZLÜĞÜ'NDE: Duyusal deneyden gelen. Edinilmiş. Alınmış.
Deneye baş vurularak elde edilen, dış dünyadaki yaşantılardan kazanılan (bilgi).
YORUM OLARAK: İnnî: Tecrübe ile edinilen, olaylardan çıkarılan netice. İnnî: Şüphesizlik ve kat'iyyet ifade eden "inne" ile mütekellim zamirinin birleşmesidir ki malik olduğunu iddia/enâniyyet anlamına gelir.
Türkçede karşılığını; "muhakkak ben/egoizm/gurur/ hodbinlik/kendine güven olarak ifade edebiliriz.
OSMANLICA'DA: Bâdi: Rüzgâra ait ve havaya ait/geçici/sebeb/illet/icab zâhir ve âşikâr olan/deniz içinde olan ada. Sonradan çıkarılan âdetler.
İSLÂM HUKUKU'NDA: Dinin aslında olmadığı hâlde, din namına sonradan çıkmış olan adetler.
Örnek olarak: Giyim ve kıyafetlerde, sosyal yaşamda, toplumsal ilişkilerde, terbiye ve ahlâk kurallarında, ibadet hayatında yani dinin hükmettiği her sahada, dine uygun olmayan şekiller, tarzlar, kurallar, âdet ve alışkanlıklardır ve insanı sapmaya/kırılmalara götürür.
YORUM OLARAK: Anlaşılan o ki, deneye baş vurularak elde edilen; dış dünyadaki yaşantılar/tecrübelerden çıkarılan hükümler ile varılan sonuçlar, kişisel önyargıları/ egoizmi/bencilliği ön plana çıkaracağından, ortak bilinç ve sosyal-toplumsal fikir birliğine ulaşmak mümkün olamayacak, fikir ihtilâfları, tartışmalar, karışıklıklar çıkacak, kaos ortamı durumu takib edecektir.
*DEYİŞ OLARAK, "BEN'DEN SONRA TUFAN"; BENCİLLİĞİN SONUCUNDA KATASTROF OLUŞACAĞINI AP-AÇIK İFADE EDER.

KARŞIT KAVRAM: ÖNSEL / A PRIORI / KABLÎ
Önden-Önceden olan:
Deneyden bağımsız olan, ama deneyle canlandırılabilen, bilincine varılabilen (bilgi); deneyin ötesinde geçerliği olan (bilgi).
a. Düşünceden, ustan gelen, kavramsal olan. b. Doğuştan, c. Kendiliğinden (spontan) oluşan.
Emmanuel Kant, bu karşıtlığı yeniden ele alarak ortaya koyup derinleştirmiştir.
Kant önsel deyince, deneyi olanaklı kılanı anlar; çünkü ona göre bilgi zaman bakımından deneyle başlar, ama yalnız deneyden türemez.
Bu anlayışta önsel/kavram, düşünce değildir, çünkü önsel olan görüler de/uzay ile zaman da vardır;bunlar da deneyi olanaklı kılan biçimler, koşullardır.
Çağımızda görüngü-bilim ve bu çığırın önsel olarak özü görme ilkesi, önseli yalnız kavramsal olana bağlılığından ayırmakla kalmamış ayrıca onun biçim ilkeleriyle olan ilişkisini de kesmiştir.
Burada, önsel, doğrudan doğruya görülen özlüklerin niteliklerini, öz bağlamlarını ve öz ilişkilerini, hem de özellikle içerikleri bakımından belirleyen bir terim olmuştur.
Kant'ın biçimsel önsel'ine/formal a priori'sine karşı, içeriksel bir önsel ileri sürülmüştür. Ayrıca duygusal önselden/emotional a priori, değer önselinden ve dinsel bir önselden de söz edilir. (Bak: M. Scheler, N. Hartmann, R. Otto, Troeltsch)
bilgi için: http://interlock.blogcu.com/tesaduf-ya-da-kabl-a-priori_52208661.html
|