Duygusu az, fikri dar bir budalanın; tecrübeli ve bilgili bir insana nazaran duyup inanabileceği mevcudiyetler pek mahdudtur. Şu halde böyle bir budalanın realite sahası adamakıllı dar olacaktır.
Yalnız burada bahis mevzuu olan inanış hiç bir duygu- ya ve mevcudiyete taallûk etmeyen kör bir imandan ayrıdır. Ve eğer böyle bir iman hakikaten realitenin dayandığı unsurlara müstenid bulunmuyorsa, realite sahası dışında kalır.
Buna mukabil, bilgi ve görgüsü pek artmış olan, duy- guları iyice inkişaf etmiş bulunan insanların realiteleri aşağı tabakalardakilerin nüfuz edemiyecekleri kadar zengin ve şümullüdür. Üstad bu fikri aşağıdaki misalle çok güzel izah ediyor:
"Ruhun kabiliyeti nisbetinde realiteler değişir. Ruhlar yükseldikleri nisbette realiteye maliktirler. Kendinizi bir ovada farzediniz; orada ufkunuzu mahdud görür- sünüz. Fakat yüksek bir tepeye çıktığınızı farzediniz, yukarı, zirveye doğru çıktıkça daha bir çok şeyler gö- rebilirsiniz."
MAHDUD: Hudutlanmış, sınırları çizilmiş, içeriği kısıtlı. Adalet, hak ve doğruluk ve insaf bakımından dar bir çerçevede bulunmak. Atmosferin, dünyaya yakın tabakası. Dünya ve madde tesirleri etkisinde kalmak. MÜSTENİD: İstinad edilen: Delil, kanıt sayılan. Sened olarak kabul edilen. Dayanılıp, güvenilen. Kuvvet olarak kabul edilen. Delil; İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare. Kılavuz: Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren, yol yöntem gösteren kitap vb. Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan kimse. Kanıt: Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. Tümdengelimci bir dizgede bir sav ya da çıkarımın doğruluğunu belgeleyen öncüller ya da önsayıtlar.
sayfanı nusretin vesilesi ile ziyaret ettim bir bölümünü okudum ...ve tamamını sindire sindire okuyacağım...müsaitseniz bir şekilde sizinle biraz konuşmak danışmak ve sizinle paylaşmak istediğim bazı konular hakkında görüş öneri ve yorumlarınızla beraber nasihatlerinizi rica ediyor saygılar sunuyorum ...murat...
kavramlarının içeriği..
tam manâsı ile anlaşıldığında..
parça'lar birleştiğinde..
bahsini ettiğimiz
"realite değişimi"
ya da başka bir söylem ile..
"kişisel kıyamet"
gerçekleşecek..
"cemaatsal kıyametin"
"katastrof" un üzerimizde..
fazlaca bir hükmü kalmayacaktır..
Kılavuz: Herhangi bir alanda ve konuda bilgi veren,
yol yöntem gösteren kitap vb.
Ruhsal ve zihinsel bakımdan yol gösteren, ışık tutan
kimse.=SEN
Olduğundandır ki hala varsın..
bulana kadarda olacaksın..
(söyletene bak,bana değil)
seçil