BİR MOORTİP VERSİYONU

21/10/2009 - RUH VE KÂİNAT: REALİTE NEDİR? - 1




İNSANLAR İÇİN REALİTE;

"HİSLERİNİN TAALLÛK ETTİĞİ MEVCUDİYETE
  KANİ OLMALARIDIR!."


Bu tarifte üç unsur tebarüz ediyor:

a- Mevcudiyet.
b- Bu mevcudiyetle alâkalanmış insan duygusu.
c- İnanış.

Demek ki realitenin insanlar indindeki kıymeti bazı
şartlara bağlıdır ve bu şartlar her an herkeste değişik
olabilir. O halde mühim olarak tesbit etmemiz lâzım
gelen ilk fikir, insanlar için olan realitelerin Mutlak
olmayıp nispi kıymetleri haiz bulunmalarıdır.

Ruhun duygusu her yükseklik mertebesinde bir değildir.
Ruh tekâmül ettikçe duygu kabiliyetlerinde evvelki ile
kıyas edilemeyecek derecede inkişaflar vukua gelir.
Bu da onun diğer varlıklarla olan alâka sahasını genişletir.
Yani yüksek bir ruhun duygu sahasında nispeten daha çok
mevcudiyetler ikâmet eder.

Bundan başka, tekâmül icabı olan tecrübe ve görgünün
artması da duygu sahasındaki mevcudiyetler hakkında
daha şümullü bir tetkik yapmak ve vukuf peyda etmek
imkânını artırır ki bu da ruhta bir inanış hâlinin husulünü
intac eder.

Bütün bunlardan, ruhlar yükseldikçe realitelerinin
genişlemesi zaruretini çıkarabiliriz.

RUH ve KÂİNAT
Dr. Bedri RUHSELMAN
1946

İkinci cilt, Üçüncü kısım, Birinci bahis.
Sayfa: 329



TAALLÛK:
Alâkalı oluş, rabıta, ilişkili olma, sarf, mâlik'lik.
Akıl ile yorum, kıyas.
İstediği şekilde idare etmek.
Maslahatta tasarrufa izin vererek mutasarrıf kılmak.
Tasrif: Bir şeyi/kavramı bozup değiştirerek türlü
şekillere koymak.
Leng: Evirip-çevirmek.

RELEVANCE:

Bu anlamda, keşf/inkişaf yolunda ve her an yeni
araştırma ve gözlemler.
Aklın mevcudatı anlamak için yetmediğini fark ile
birlikte yapılan yeni araştırmalar.

KANİ':

Objektif yorumlar ile tatmin oluş.
Kâinat bilgilerinin tekâmül/yükselme için yeterli
olacağını kabul etmek.

PERSUASION:

Kişinin çevre koşulları çerçevesinde yaptığı gözlem
ve deneyimler ile elde ettiği nesnel/fennî/teknolojik
bilgileri, sorunlarını çözme anında yeterli ölçü olarak
kullanması.

NİSBİ:

Kıyas ile sonuç çıkartmak.
Doğru kabul edilen objektif iki hükümden üçüncü bir
hüküm çıkarmak.
Tasımlama/tasmim:
Endişeli yorum.
Bir anlamda; yeterli bilgi/veri olmadan ileride muhtemel
olacaklar için projeler üretmek/kaçış plânları yapmak.
Mantık yolu ile sonuç aramak.

ŞÜMUL:

Kâinat kaplama alanı.
Güneş sistemi ve ışınları ile aydınlattığı imkânlar/eşyalar
ortamı'nda gizlenerek sunulmuş mevcudat'a ait veriler.
Bahsedilen bilgiler çok geniş kapsamlı olup, kişinin kemâl
seviyesi oranınca açığa çıkacaktır.

VUKUF:
Basiret/bilme/gözlem ve izlem yükselmeleri.
Yüksek tesirlere muhatab/dinleyici/izleyici olmak. 
Objektif alanı içerisinde kişinin subjektif/öznel bilgiye
geçişi.
Nesnel ve bu bağlamda insanlığın genel kanıları/örf,
adet ve  geleneksel kanıları kapsamından sıyrılarak,
kişinin kendi seviyesi oranında özel fikir sahibi olması.
Kişiliğin aşılması.
Birey olmaya geçiş safhaları.



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (2) :: Etiketler : bedri ruhselman, ruh ve kâinat, realite nedir

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:


2 yorum yazilmistir

2009-10-22 09:03:05 - BİR AKIŞ YAKALAMIŞSINIZ..

Yazan: interlock

alıp götüren sizi..
ne güzel..ne!
rant ile ilişkili olmadığınız..
bu genlikli bir dalgaya..
muhatab olmanız ile bellidir..
endişelerden uzak kalmanız..
dileklerim ile..

merhaba..

****

THERMOS

kozmik şua'lar
termo-şişe'ye toplana-bilecek-midir?
problematik tetkik ve tetabbu'
vaziyetleri;

önce şu müjdeyi vermeliyim ki
termo-şişe'nin ne olduğu hususu
okurcular tarafından
biline-bilinecek-tir!

niçün?

çünkü;
uzun süredir yürütülen
irşad programımız
artık semeresini vermekte olup
kâri-lerimiz ile
Kâri-olmayanlarımız arasında
derin vadiler oluşmuştur
bu vadinin adı ise; bilgi'dir

işte bu bilgimiz üzere
termo-şişe'nin iç kabı ile
dış kabı arasındaki heva
tahliye olunmuş-olup
arada kalan bu mahal hevasızdır
ve heraretin iç kaptan
harice firarını men edecektir

şindi;
kozmik şua nedir? bakalım;

bu şualar mekân'dan gelmektedir
yani öyle ihtimaldir
öyle ihtimal ise
bu şuaların babil ilen bir elaka
vaziyeti buluna-bilecektir-midir?

esasen canlarım, menşe hakkıyle
anlaşılamamıştır
bu şualarımız dalgalar halinde yayılır
amma
uzunlukları da kısacıktır
bu bir paradoks'tur
öyle olmuştur ve
aslında bunu kimse de istemiş değildir
o zamanlar öyle olmuştur
dışımızdadır

işte bu kısacık-cücecik-şamama
dalgacıklarımız miniciktir de
amma
5 metro kalınlığında kurşunu deler-geçer!
vay ki vay'dır

hususan;
rontgen Şuamız bilem,
1 ilâ 2 mili-metro
nüfuz edebiliyorken
bu ne mene infazdır?
anlaşıla-mamaktadır
kim mamak'tadır?
mamak;
baş Şehrimiz ankara'mızın
şirin bir kazasıdır
askerliğimi orada yaptım
bilirim

efendim, işte bu mütiş Kozmik Şuamız
daha neler yapacaktır-yapıyordur da
zann ederim

bitirirken, kâri'lerime yeni ufuklar
açacak şu soruyu soraraktan yön verir
başarılar dilerim
teşekkürler

yön verici-yollar açıcı sualimiz:

eğer;
bu şualar mekânda-maddenin istihalesinden
ileri geliyor ise;

a) mekânda yeni maddeler teşekkül eder mi?
b) ediyor ise; Bu teşekkül esnasında kudret
hasıl oluyormudur?
c) Ve bu kudret, şualar şeklinde etrafa
yayılırmı?

ve can alıcı soru;

bu neticeleri aldıktan sonra
sonuç olarak
kozmik şua'larımız, termo-şişe'mize
toplana-bilinecek-midir?

entellektüel not bilgisi:

konumuz içerisinde bahsi geçen
röntgen şualarımızı keşf eden
canımız prof'umuz
wilhelm roentgen zatımıza
burada ve bu vesile ile
teşekkür ederiz
şualar içinde yatsın
umarız
kıvançlıyızdır

Bağlantı

2009-10-22 03:21:31 - HERMETİK YOLCULUK BAŞLADIĞINDA;

Yazan: zbayir

Kâinata hakimiyetin bir düzeyi değil midir
bu yolculuk hali?
Ya yolcusundur gidiş..
ya hancı kalış..
Realite yazgının ta kendisi değil midir
duâl çıkışlar veren..de
sırat üzerinde cebelleştiren
insan suretini..
Yerin yüzünde,
nûra kavuşmak ise son gaye
ne nevi realite
öğrence baş kadar sa
bilmece başı kadar kâin
olmak..
realite kadar mass ne vardır
başı çeken baş içinde..
her silk eleme ile
başı alıp da
durulmaz
berraklaşmaz mı?
başı kadar
başına taşlar düşmez mi..
Ben fikir realite;
değişmeye mahkum olan
ya attığın ilmeklerin
düş-ize bir ürününde,
ya da söktüğün ilmeklerin
kalıcı izinde
saklı,
dinamik
bir kavramdır..
Çünkü geri dönemezsin,
dönmemelisindir ki
döndüğünde gördüğün
bıraktığın değildir
eskimiştir..
hiç bir şey an kadar taze,
bilmediğin kadar reel
değildir..
Ruhun yükselmesi ise;
realitene baktığında
gördüğün hayr'anlık
düzeyinin yüksekliği
nispetinde olmalı..
Birbirlerine
paralel
vektörel
mümkün
olmalı..
kimliksiz
kromozomlar gibi;
ne hızlı
ne ileri
ne durağan
ne geri..
bilemediğin,
benzetemediğin,
tasvir edemediğin
ve
hükmedemediğin
gibi..
yükselen ruhunla
doğrusal yaklaştığın
gibi..

Üstad' ım merhaba,
İfadelerimde hatalı bir intiba bıraktı isem manâya uzanan, affola..
Akis-i masumane bir ruh halimdir, biline..
bildiğimden filan değil,
hiss ettiğimden yola çıkarak yazdım..
Rant sivriliğimin olmadığını bilirsiniz..
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

BANA; BAZEN GÜVENEBİLİRSİNİZ!.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

şintoculuk kami-no-michi shin-tao mutlu olmak sanatı alain iskender'in atı nizamî mahzen-i esrar süleyman peygamber'in hikâyesi son devrede insanlık sadıklar planı aşılması gerekli realiteler inanç devri ra bilgileri geçiş devresi ve olayları satori zen değişime uyum ilhan güngören tun-wu ebedı olan ruhtur leon denis ruh ve mdde yayınları water on the moon ruhsal mesajlar goethe ay dünya surrogates film suretler nüzzar bakanlar

Arkadaşlarım

oglena
agnia
nihavend
bence
picassobelkiyinegelirim
Oyum ben
mansur
medisis
zeyra
beyazgelinciik
saraze
safasuleyman
islamimedya
taurus79
akheneton
asiyenasilkurtulur
sokakkizi
masaltozu
cawangar
needyou27
ashtar
taylanabi
gazgaz1
sevgiliask
videow
sihirliyazilar

İnterlock - Ana Sayfa

-------------------------------