BİR MOORTİP VERSİYONU

20/10/2009 - REALİTE DEĞİŞİMLERİ / MAHŞER GÜNLERİ - 3




Tahayyülün iğvası, bir hayli hayat ve merhalelerle
sizleri takib edecektir. Bu bir zarurettir. Zira, varlık,
saf bir şuur ile; eşya/nesne ile kendisi arasında saf
bir alâka kurmak mecburiyetindedir.

Yani, eşyanın hakiki mahiyeti, kalitesi ve niteliği
hakkında açık bilgiye sahip olmalıdır. Adeta irade
bir yana itilip doğrudan bir alış veriş, kendiliğinden
muhavere, bir intıbak, bir doğrudan nüfuz lâzımdır.
Halbuki, insan, eşyanın aslî zatı ile hiç bir zaman
direkt temasta bulunamıyor.

Eşyanın aslî zatı, onun gerçek mahiyetidir.
Mahiyete nüfuz ise, maddeye nüfuz demektir.

İşte nüfuza engel olan, irade ile gizli veya aşikâr sıkı
bağları olan tahayyülünüz, eşya hakkında hükümler
verir; halbuki bu yanıltıcıdır.

Varlık, bu bilgiyi, ancak uzun tecrübelerinin sonunda
hak edeceği bir liyakat karşılığı konisinin mihrakından
alır. Çünkü, her ne yaparsa yapsın, gerçek mahiyet
hakkındaki bilgisi daima nakıstır.

Bu, insan ve insan-üstü haller için böyledir.
Bu kadar.

*Sadıklar Plânı
  Mahşer günü ve vazifeliler
  b.a.m-1965


TAHAYYÜL:

1. Hayalde canlandırmak/Fikir kurmak.

2. Vizyon/ yansıma/ fantezi/sanrı/yanılsama/gölge/
    put/benzetme/teşbih/heykel/resim.

3. Kişinin bir sorun karşısında ve zihninde, o an ki
    realite  değerleri/ölçüleri ile bir resim çizmesi.

4. Niyet/gaye ile direkt ilişkili; komplo kurmak/stilize
    etmek/kast etmek/model oluşturmak.

İĞVA:

1. Yolunu şaşma/ ayartılma/yoldan çıkma/baştan         
     çıkma/yanılgıya düşme.

2. Yetersiz bilgi ile ve acele ederek gaib ve mücerred
     sahaya/mevcudat sahasına, izinsiz/destursuz
     girilmesi/gaib'in taşlanması..ve sonucunda farkında               
     olmadan etkilenilerek aldatıcı görüntüler/vizyonlar
     ile karşılaşma.

     Bu durumda kalan kişi, aldığı vizyonları kendisinin
     oluşturduğu yanılgısı içine düşer/zann.

     Ve oluşturduğunu zann ettiği modellerin yarattığı
     reaktif alanın etkisi altında kalır/obsession.
    
MAHİYET:
1. Bir şeyin içyüzü/aslı/esası/künhü/hakikatı.
    Bir şeyin neden ibâret olduğu. 
   
2. "Mâhiyet, hakikatten daha umumidir.
      Hakikat; mevcudatta,
      mahiyet ise, hem mevcudat ve hem ma'dumatta
      müstameldir.     
     (İşarat-ül İ'caz)
   
Hakikat;
mevcudatta/görünmeyen sahada etkileşimler ve
değişimler ile geçişler oluşur iken.. 
   
Mahiyet;
..ma'dumatta/ademiyatta/mevcudat dışı sahada/
eşyalar âleminde/madde âleminde/kâinatta da..

Müstamel;

..tüm eşya ve olayların her türlü devimi ve
etkileşmesi, bir durumdan bir başka duruma                            
her türlü geçiş/genel varoluş biçimi/
eşyaların reaktif etkileşimleri oluşmaktadır.



EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (2) :: Etiketler : realite değişimleri, mahşer günleri, tahayyülün iğvası, sadıklar planı

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:


2 yorum yazilmistir

2009-10-20 05:29:32 - MERHABA..

Yazan: interlock

evvel..
saklımıdır ki?

evvel..
ahirde gizlidir..
de..
bilinemez midir?

ve eğer efendim..
ben bilemiyor isem..
siz de bilemezsiniz..
midir?

ve eğer birisi..
ben bildim..
diyor ise..
mecnun mudur?

..mudur?

"tokuz öküz bir sokum.."

güzel bir gün olsun..
dilerim..

Bağlantı

2009-10-20 02:37:58 - MÜSTAMEL AÇIKLIK

Yazan: zbayir

***Varlık, bu bilgiyi, ancak uzun tecrübelerinin sonunda
hak edeceği bir liyakat karşılığı konisinin mihrakından
alır. Çünkü, her ne yaparsa yapsın, gerçek mahiyet
hakkındaki bilgisi daima nakıstır.

Bu, insan ve insan-üstü haller için böyledir.
Bu kadar.***


Fikirdaşım, Üstad'ım merhaba..
mecâzi-zede olmayan
hususlarda sizinle
havanın beşte birini saran
gazdan
birkaç fırt nasiplenmek
fittness salonlarında
boy gösteren
oksijen bar avamlarından
bir hayli asilce geliyor..
Buna rağmen
her ne yaparsa yapsın,
gerçek mahiyet hakkında bilgisi daime nakıstır.
Asalet ise bizâtihi
tavrın hâdî yayılım ve salınımı ila
kademe kademe gelişir
kanaâtindeyim..

***

LÂ SONSUZLUK HECESİ'nden bir alıntı :

Bellikli, alemlerin var edicisi, bal ve süt ırmakları akan
cennetinde, hata yapmaya yeteneği, kabahât işlemeye meyli ,
muhalefet edecek hilkati olmayan, masum kılınmış meleklerinin
kusursuz tapıncıyla yetinmedi. Hür iradesiyle kendisini bilecek,
bilgisiyle kulluk edecek insanın boz bulanık taşkını önündeki
bendi bu yüzden çekti. Gizli saklı hazineydi. İki nokta arasındaki
yek-cümlede kendi sırrını kendine açmak istedi.
Evvelini saklı tuttu.
Ahirini gösterdi.
Varlığın özü muhabbet:))
Âdem'e sıra geldi akıbet..
***

Dıt.. dıt..
Bilgi küpü..müz hiç tükenmesin diliyorum..

Saygı ve sevgiler,



Düzenleyen interlock gün: 20/10/2009 saat: 05:16
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

BANA; BAZEN GÜVENEBİLİRSİNİZ!.

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Rss

Kategoriler

Etiket Bulutu

şintoculuk kami-no-michi shin-tao mutlu olmak sanatı alain iskender'in atı nizamî mahzen-i esrar süleyman peygamber'in hikâyesi son devrede insanlık sadıklar planı aşılması gerekli realiteler inanç devri ra bilgileri geçiş devresi ve olayları satori zen değişime uyum ilhan güngören tun-wu ebedı olan ruhtur leon denis ruh ve mdde yayınları water on the moon ruhsal mesajlar goethe ay dünya surrogates film suretler nüzzar bakanlar

Arkadaşlarım

oglena
agnia
nihavend
bence
picassobelkiyinegelirim
Oyum ben
mansur
medisis
zeyra
beyazgelinciik
saraze
safasuleyman
islamimedya
taurus79
akheneton
asiyenasilkurtulur
sokakkizi
masaltozu
cawangar
needyou27
ashtar
taylanabi
gazgaz1
sevgiliask
videow
sihirliyazilar

İnterlock - Ana Sayfa

-------------------------------