Yeryüzünde şimdiye kadar değişen bütün realiteler, daima mevziî olmuştur ve de hiç bir zaman realite değişimlerinin şümûlü % 60'ın üzerinde olmamıştır. Bu itibarla, küllî bir realite değişikliği (fikri/kabulü/ düşüncesi) nakıstır.
Zira, bir realitenin kendi varlığını ispatı, kendisinden önce ve kendisinden sonra olanların varlığıyla ortaya çıkabilir.
Bundan dolayı, bir varlıklar toplumunda yeni bir idrâk genişlemesi, yeni bir görüş açısı ve teesür kabiliyeti meydana getirilmek istendiğinde bu, hiç bir zaman külliyen icra edilmez.
Ancak, muayyen bir zümrenin veya birkaç zümrenin muhtelif "tek bir gayeli" tesirleri alması neticesinde bir inşirah meydana gelir.
Alınacak netice, kişisel hürriyetleri ile hareket eden insanların cehdine bağlıdır.
*Sadıklar Plânı Mahşer günü ve vazifeliler b.a.m-1965
REALİTE: 1. -Gerçeklik/dışsal gerçeklik/bilinç.
-Mutlak olmayıp nıspî/rölatif değerleri taşıyan eşya/ objeler gerçekliği/kişisel kriterlere göre değişkenlik gösteren.
-Mutlak= Akıl ve zakâ ile anlaşılabilirlik dışı.
-İnsanların hiss'lerinin/duygularının ilgili bulunduğu ve kani olduğu mükevvenat/kâinat/ikrâm âlemi. 2. -Tekâmül merhalesi/mesafesi/derecesi.
-Varlığın, eşya ile ilgili kavram, anlam, değer ve şuur halinin verite/bir üst realite/hakikat karşısındaki durumu.
-Varlığın genel bilgisi içerisinde, kendisi ve eşya hakkında taşıdığı samimî, fiilî kanaati.
-Varlığın tekâmülü oranında gelişen, genişleyen ve (mükemmele ermeksizin/yakınsar) daima değişen bakış açısı.
Şümûl= Kaplam/ortam/kapsadığı alan/güneş sistemi/ ayaltı âlem/iyonosfer. Nakıs= Eksik/olumsuz/bencilce/kişisel/ikmâl olmamış/ evirme/evirtim. Teessür= Tesir alma/ertkilenme/daha üst enerji titreşimlerini alabilme. (bu anlamda; "isrâ" ya da gece yolculuğu) farklı ve üst mesafelere ulaşabilme ya da iletişim kurabilme. Küllî= Bütünüyle/ tümel/genel olarak. İnşirah= Açılma/keşif ve izhar/gizli bilgilerin anlaşılması ve açıklanması/açıklanabilirliği. Cehd= Cenab-ı Hakk ile rabıta çabası ve devamlılık/cihad/ fart-ı muhabbet. Tekâmül= Kemâl bulma/bir üst bilgiye ulaşmışlık/tümleme/ akl'ın üst dereceleri/yakin. Mükevvenât= Kün/kevn/kâinat/nesnel âlem/objektif âlem/ reaktif eşyalar âlemi/sürekli tepkileşim ortamı/ bir anlamı ile; fonon ve foton kuşaklarının erk sahası.
şimdi..
okuduğunuz bilgi..
bizatihi bir tesir taşır..
ve özünde "tek bir gaye"..
içerir..
bilgiye muhatab olan kişi..
bulunduğu tekâmül seviyesi-
ki evveli'dir-
oranı kadar bilgiyi "şerh"..
edecektir..
şerh..
bu noktada..
bir "vicdan muhasebesi"..
olarak ifade edilebilir-
evvelin ahiri olarak kabulü de
mümkündür-ve..
şerhi kadar ahirini deruhte eder..
sonra'sını..kaderini yüklenir..
sorduğunuz..soracağınız..
tüm soruların cevabı..
böyle bakıldığında sizdedir..
sizin kadar olacaktır..
siz ne cevab alırsanız alınız..
bu cevabdan çıkarımınız..
sizin "tek bir gaye" li tesirden..
seviyeniz kadarı olacaktır..
ve bu çıkarım ise..
kaynak öz bilgisinin % 60'ını..
geçmeyecektir..
nasib budur..ve..
% 60 oranı çok yüksek..
bir seviyeyi işaret eder..
ve umulur ki..
hepimiz için haşir ortamında..
geçiş sağlayabilme imkânını..
oluşturur..
Seçmeleriniz
Üstad'ım
zihin direncimi
bir hayli yoklayan
türden..
Bellek çökmezse kayda alırken
iyidir:))
Bi de ayrıştırması var..
Bu kaynağınızın
her ne kadar antik değer
olduğunu düşünsem de
bir o kadar
dönen kürenin yapı taşı
olarak görüyorum..
Ne değişir ki
tam zamanlı isek?
SUAL CİĞİM DE VARDIR BİR NACİZ
KABUL EDERSENİZ;
Tek gayeli tesirlerin alınması ile
meydana gelecek inşirah,
realite değişimlerinin şümûlü
% 60'ın üzerinde olmadığı ilkesi ile
inşirah ibresinin de hiç bir zaman
% 60'ın üzerine çıkamayacağını mı
göstermektedir?
Yoksa,
zümrenin
"tek gayeli tesirler" ile
inşirah ibresini
daha üst,
en üst
seviyeye ulaştırması
mümkün müdür?