27/4/2009 - DANGLEAN - SARI GELİN - ARK
KETER:
Sarkaç'ı o zaman gördüm!
Küre, koro yerinin tonozuna tutturulmuş uzun bir telin ucunda devingen, eşzamanlı bir görkemle geniş salınımlar çiziyordu.
Dönümü, telin uzunluğunun karekökü ile yeryüzü zihinleri için usdışı da olsa, tanrısal usla, tüm olası dairelerin çemberleriyle çaplarını zorunlu olarak birbirine bağlayan "pi" sayısı arasındaki ilişkinin belirlediğini biliyordum-bu dingin soluğun büyüsü içinde kim olsa sezinlerdi bunu- böylece, kürenin bir kutuptan ötekine salınma süresi, zamandan bağımsız ölçüler arasında gizemli bir elbirliğinin sonucudur; asılma noktasının birliği, soyut bir boyutun ikiliği, "pi" sayısının üçlü niteliği, kökün gizli dörtgeni, dairenin kusursuzluğu arasında.
Asılma noktasının düşeyi üzerinde, tabanda,çekimi kürenin içinde gizli bir silindire ileten manyetik bir düzenin, devinimin sürekliliğini sağladığını biliyordum; maddenin direncine karşı koyan, ama Sarkaç Yasasına ters düşmeyen, tersine, bu yasanın kendisini ortaya koymasına izin veren bir düzen; çünkü, böşlukta, genleşmeyen, ağırlıktan yoksun bir telin ucuna asılı, havanın direnciyle karşılaşmayacak, asılma noktasıyla da sürtüşmeyecek, ağırlığı olan herhangi bir maddi nokta sonsuza dek düzenli olarak salınırdı.
UMBERTO ECO FOUCAULT SARKACI
..
KUR'AN NECM: 7-11
7 : En yüksek ufuktadır o! 8 : Sonra iyice yaklaştı ve sarktı, 9 : İki yay'ın beraberliği gibi, belki ondan daha yakındı. 10: Böylece vahyetti kuluna vahyettiğini. 11: Kalp yalanlamadı gördüğünü.
7 : Ve hüve bil'üfükıl ' a'lâ 8 : Sümme denâ fetedellâ 9 : Fekâne kâbe kavseyni ev ednâ 10: Feevhâ ilâ 'abdihî mâ evhâ 11: Mâ kezebel fuâd ü mâ reâ
..
MESNEVÎ 1. cİLD 1495-1501:
Hâl, cilveli bir GELİN ise, makam da O GELİN ile yalnız kalmak olur.
Gelinin cilvesini padişâh da, ondan başka bir çokları da görür. Fakat vuslat zamanı padişâhtan başkası bulunmaz.
Dışarıda havas da, avam da GELİN'i görürse de yalnız padişâh halvete girer.
Gerçi sûfîlerde hâk ehli çoktur. Lâkin ebedî makam sahipleri nadirdir.
Can menzillerini, o seferlerde rûhun menzillerini öğren.
O zamanın dışındaki zamanı hatırla. Hem istersen kutsiyet makamına sevin.
Öyle bir hava ki, rûh sîmurgu ve onun ilk uçuşu orada olmuştu.
Oldu meclâ-yı arûsa hâl nâm Halvet oldu ol arûs ile makaam
Cilve-bînân şâh ü gayr-i şâh çok Vakt-ı halvet lîk şehden gayrı yok
Taşrada nâzır arûsa hâss ü âm Helveti ancak şehe olur maakam
Gerçi sûfîlerde çokdur ehl-i hâl Nâdir ashâb-ı makaam-ı bî-zevâl
Eyle der-yâd anda cân menzillerin Ol seferler de revân menzillerin
Ol zamân-ı bî zamânı yâd kıl Hem-makaam-ı kudse ister şâd kıl
Ol hevâ kim andadır Simurg-ı rûh Andan olmuş idi pervâz-ı fütûh
1539-1540:
Eğer gönül, SIR dağarcığını açacak olsa rûh, sür'atle arşa doğru yükselir.
Bu gizli SIR anlatılabilse, bütün cihan yanar.
Dil olursa kâşif- i enbân-ı râz Cânib-i arşa ider can türk ü tâz
Gelse güftâra eğer sırr-ı nihân Âteşe yanmak mukarrerdir cihân
|