Astrallbody türev enerji frekansı dalga/kanal/kanat boyutu tesir sahası içerisinde/bazaar'da titreşen/salınan ögeler ve aynı zamanda ve farkında olmaksızın sistemin güdümünde yol alır ve bu seviyede olaylar ile karşılaşırlar. (TESADÜF)
Bahsini ettiğim astrallbody enerjisine açık kişinin beyin sinir hücreleri/nöron'ları bu seviye bilgilerini tüm vücuda iletir.
erzurum çarşı pazar içinde bir kız gezer elinde divid-kalem katl'ime ferman yazar
palandöken yüce dağ altı mor sümbüllü bağ seni vermem yâdlara nice ki bu canım sağ?
erzurum da kuş uçar kanadında gümüş var halâ gelmedi yâr belli bunda bir iş var
İçimden sizinle böylesi bir yazı paylaşmak geldi bugün..
Entellektüel dünyanın,dantellektüel insanları;
Bazı insanlar gelişen dünyanın ''oku,yaratan rabbinin adı ile oku!'',sözünün anlamını hiç düşünmeden ve günümüz dünyasının sıkıntılarına ve bireyde ve örgenlikte yaratığı deformasyona karşılık ayakta kalma mücadelesine paralel üretilen karşılık''oku,adam ol''sözünü ''oku,kendini unut,insanlığını unut'' ile karıştırmaktadırlar.Böylesi bireylerin azınlıkta ve fekat başrollerde oynadığını ve dünyanın bu sahtekârlığa pirim verdiğini düşünür isek,bu insanlar gerçekten ''oku'' emrini yerine getirmek isteyen ve duyguları ölmemiş ve amacı kavramış bireylerin önünde en büyük engeli teşkil etmektedirler.
Bütün haşmeti ile bilgi depolamış bir beyin ile en büyük servetinin bu olduğu yanılgısına düşen birey kendisi gibi olmayanlara karşı bir büyüklenme ve gerçek dost bulamama yanılgısına düşmekte,anlaşılmayı beklemektedir.(Kırsal kesimde böyle şikayetlere ya çok az rastlarsınız ya da rastlayamazsınız)
İşte ''oku,adam ol'' desturu ile yola çıkan ve fekat kendince okumamış ve adam olmamış bireylerin içerisinde kendini bulunmaz hint kumaşı sanan birey fazla geçmez kendi karanlığına gömülür.Ve bu karanlığı fazla geçmeden depresif hâl ve hareketleri de kapsayan bir çeşit toplum düşmanlığına,insan düşmenlığına dönüşür.Artık ona iyi de desen inanmaz.Yok insan yok hele beni anlayan insan hiç yok paranoyası içerisinde kendisini allayan ,pullayan insana gülümsemeye başlar.
Ne zavallıdır ''oku'' yu anlamayanlar ve ''bilmediğini'' bilmeyenler.
Artık onlar için dost yoktur,arkadaş yoktur,sevgi yoktur...
Çünkü o kişi artık yok olmuştur..
Entellektüel olduğunu iddia eden bireyden tutun da bu entellektüellerin cahil tasvir ettiği(ki bu tartışılır dediğim gibi)ki kendilerini entellektüel kelimesinin girdabına kaptırmışlardır onlar kanımca...
Tam bu noktada sözü Fernand Schwarz'a bırakmakta faide olduğu kanaatindeyim:
''Kendine has bu hastalığı adlandırmak için Batı insan düşüncesi tarihinde tuhaf bir kelime uydurmuştur.Entellektüel kelimesi;sanki sadece entellektine indirgenmiş bir insan tipinin var olması mümkünmüş gibi.Ruhundan sıyrılmış salt entellekt insanın ölümü anlamına gelir.Kendine fazla güvenen,bir kenara çekilen ve gururdan zevk alan entellekt,insanı yüceltmekten daha çok,onu aşağılamkta ve kişiliksizleştirmektedir.Çünkü bu entellekt eşya ve mahlukatın hayatına ancak sezgi ve coşkuları sayesinde nefse özgü olan şevkle katılışı öldürmektedir.Bizatihi entellekt,ölü ve hatta öldürücü öldürücü birşeyden başka birşey değildir.Bu bir parçalanmanın başlangıcıdır.''(Kadim bilgeliğin yeniden keşfi)
''Bilmediğini bilmeyen bir insanın entellektüelliği,bilmesi gerekeni bilen bir bireyin karşısında dantellektüelden öte gitmeyecektir.Ve bilmediğini bilmeyen entellektüel'in bulunduğu sahnenin ışıkları alkış bittiğinde biter..''