3/7/2009 - PRAGMATISM / SATYR / PRAKRIT



PRAGMATISM : "Kişilik/individual/identity"

İki kimliği bir arada yaşatma yeteneği olan ve bağlı olduğu
geleneksel DÜSTUR'lar bağlamında bir çok dönemler geçirerek
ve özdeğini ön plande tutarak olgunlaşan öğrenci/öğretici/
öğreti.

SATYR OYUNU:

Eski Yunan'da, klasik tragedya üçlemesinin ardından izleyiciyi
eğlendirip-rahatlatmak gayesi ile sunulan BÜRLESK* komedi.

Tragedyada genellikle konuya temel olan bir efsane kahraman
yer alır. Korkak, şehvet, şarap düşkünü 11 SATYR'den oluşan
koro bu kahramana eşlik eder.

SATYR:

Eski Yunan Mitolojisinde, tanrı Dionysos ile ilişkilendirilen yarı
insan-yarı hayvan yaratıklar. Satyr'leri, bedenlerindeki hayvanî
özellikleri en aza indirmiş genç yakışıklı bir erkek gibi gösteren
heykel ustası PRAKSİTELES, yeni bir satyr tipi yaratmıştır.

PRAKRIT:

Oluşum halindeki sonsuz ve algılanamaz maddi doğa.
RUH/BEN ile birleşerek var olan maddi dünyanın yaradılışı ile
sonuçlanan çok aşamalı evrim/evolution sürecini başlatır.

Prakrit içine habs olan benlik bu noktada yalnızca gözlemde
bulunur, görgü edinir.

Kurtuluş, benliğin prakrit'ten ayrılışı demektir ki bu ondan
tümüyle farklı olduğunu ve onun tarafından içerilmediğini
bilmekle belirginleşir.


*BÜRLESK: Edebiyatta bir konu ile işlenişi arasındaki aşırı
uyumsuzluğa dayanan, ciddi bir edebi ya da sanatsal biçimin
komik öykünmesi.





Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/7/2009 - MEDİTASYON VE VECD



Kişinin subjektif sorun ya da sorunlarını çözümlemek
amacı ile derin düşünme mod'una geçme hali ya da
derin meditasyon/vecd; özünde problemin konu ve
nesnesi ile, uygulayıcının bir olması (düalitenin ifna'sı)
noktasıdır.

Ancak, acele ile/yeterli bilgi edinilmeden/gerekli şartlar
oluşturulmadan bilinçüstü'ne ulaşma aşamasına geçiş,
uygulayıcının kaçınılmaz engeller ile karşılaştığında ve
o noktada; sıkışıp kalma/squeezed, dağılma/dissociation
ve erime/fission tehlikelerini de içerir.

Kişinin trans halinde; hatıra, hayal ve bağlı düşünceleri,
ve bağlı aldığı vizyon/obje değerlendirmeleri, sorumsuzca
gezindiği üçboyut arasında ve bir bakıma mutlu ruh haliyle
düalitik vizyonların cazibesine kapılmasına ve çekim sahası
içerisinden çıkmak istememesine yol açar.

Ki ve bu bahsini ettiğim saha reaktif enerji ortamıdır.



Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/6/2009 - EVOLUTION / EVRİM / MÜKAŞEFE



Âlem-i Mücerred/Paralel ve soyut bir ortam olan
figürler/mesel âleminde, mevzu ve mahmulleri/
insan ve yüklendiği program, içeriği ve buna bağlı
uygulamaları oranınca; hayal-usavurma-akıl yolu
koordinatları alınarak yapılacak kestirim sonucu/kod,
kat'iyy-üd delale ya da şey ve ibarelerin içerdiği/ifade
ettiği gizli mânalar hiçbir şüpheye meydan vermeksizin/
vermeyecek biçimde apaçık ortaya çıkar/keşf.

Ancak ve sözün başında ifade ettiğim gibi bu hal
bireyin evveliyat yüklendiği program gereği olup,
taşıyıcının program içeriğini eyleme sokmak dışında
hiç bir etkisi olmamaktadır.

Bilinç ve içerdiği enstrümanlar ve bireyin enstrümanları
ahenkli tarzda bir araya getirebilmek için göstereceği
samimi çaba ve de bu süreçte uğrayacağı maddi ve
manevi kayıpları hedefine erim noktasında göze alması
konunun esasını teşkil etmektedir.


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/6/2009 - HAREKE



Hz. Peygamber devrinde tesbit ve tertib edilen,
halife Ebû Bekir zamanında kitap halinde bir araya
getirilen ve halife Osman'ın emriyle çoğaltılıp İslâm
ülkelerinin önemli merkezlerine de gönderilen Kur'an
nüshalarının yazısı NOKTASIZ ve HAREKESİZ* idi.

Fakat İslâm fütuhatı genişleyip Arap olmayan unsurlar
müslümanlığı kabul edince, bunlar, noktasız va harekesiz
Kur'an metnini okumakta güçlük çekmeye başladılar.

Bu sebeble, hicrî birinci asrın ortalarından itibaren, Kur'an
metnine hareke konulmaya başlanmış, bu iş, ikinci asrın
ortalarına kadar devam etmiştir.

Daha sonra, Kur'an-ı Kerîm'in, kendisine mahsus kıraat
kaidelerine/tecvid'e uygun bir şekilde okunabilmesi için,
metne diğer bazı işeretler de ilâve edilmiş ve bugünkü
mushaflarda gördüğümüz yazı ve işaretlerle Kur'an Hattı/
Resm-i Hatt-ı Kur'an, değişmeyen son şeklini almıştır.

Dr.Ahmet TOPALOĞLU
Kültür Bakanlığı Yayınları 227


*HAREKE/VOWEL SOUND:
  Sessiz harflere, sesli harf'in muhtelif boyutları ile
  geçit vermek/vasl etmek/yüklemek.
  Örnek: Zamme, ötre, fetha
  
 
KUR'AN: 10/56

"O, hayat verir.
 O, öldürür.
 O'na döndürüleceksiniz."

"Hüveyuhyî ve yümît ü ve ileyhi türce'ûn"

BİLGİ İÇİN:

http://interlock.blogcu.com/bir-soru-ve-alinti-bir-cevab_15591821.html



Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/6/2009 - BEREHREHE VÜ SABA





döküldü yağmurlarım
hem-nefes
mevasim-i mürver ile ahenkli
şimdi taze meyve ve çiçeklerin
rayihası sendendir
bilirim
teşekkür ederim

saklı sırlı bir ikramdır
hafifçe tebessümün
mügelerin gölgeleri ardında
sebeb-i füsun sendendir
bilirim
teşekkür ederim

ırmak dudağı inciler sefid
manzaralar çeşm eder
gerdanında şirin hem derin
fırça tual rengler sendendir
bilirim
teşekkür ederim

bebeksin sevdalı süssüz
ve serabî seversin
puh-u hazân ma'zerethâh
bilirim
teşekkür ederim




Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/6/2009 - TEMURA / ANAGRAM



ZEITGEIST:
Zamanın Ruhu
Mesih enerjisi

TEG.IZE/ISE.IST:
Sahib üz Zaman
Mehdi yi müntazır



*NİYET VE YOLA ÇIKIŞ:

İNCİL:
YOHANNA'NIN VAHY'İ
REVELATION:
Örnekler ile esrarlı ve gizli ve etkileyici
ışıklı vizyonlar/illuminated'in subjective
anlatımı.
BAB: 21/22-27

KEŞF'EDİLEMEMİŞ JERUSALEM'İN GÖRKEMİ

Kentte tapınak görmedim.
Çünkü buranın tapınağı
Evrensel Egemen Rab Tanrı ve Kuzu’dur.
Kentin aydınlatılmak için ne güneşe gereksinimi var,
ne de aya.
Çünkü Tanrı’nın yüceliği onu aydınlatmıştır.
Şamdanı ise Kuzu’dur.
Uluslar O’nun ışığıyla yürüyecek.
Yeryüzü hükümranları da yüceliklerini O’na getirecek.
Kentin kapıları hiçbir gün kapanmayacak.
Çünkü orada gece olmayacak.
Ulusların yüceliğini ve onurunu O’na getirecekler. 
Kente bayağı hiçbir şey girmeyecek.
İğrençlik işleyen, yalan söyleyen de oraya girmeyecek.
Yalnız Kuzu’nun yaşam kitabında yazılı olanlar girecek.

THE GLORY OF THE NEW JERUSALEM

But I saw no temple in it,
for the Lord God Almighty and the Lamb are its temple.
The city had no need of the sun or of the noon
to shine in it, for the glory of illuminated it.
The Lamb is its light.
And the nations of those who are saved shall walk
in its light,
and the kings of the earth bring their glory
and honor into it.
Its gates shall not be shut al all by day
(there shall be no night there)
And they shall bring the glory end the honor
of the nations into it.
But there shall by no means enter it anything that
defiles, and causes an abomination or a lie,
but only those who are written in the Lamb's Book
of life.


*YOL ÜZERİNDE BEKLEYEN TEHLİKE:
 "ERROR ANALYSIS"

KUR'AN
ZUHRÜFÂ:43/57,58-61

57:
Meryem'in oğlu, bir ÖRNEK/MESEL olarak ortaya
konunca, senin toplumun buna karşı hemen
bağırıp çağırmaya başladı.

58:
Dediler ki:
"Bizim tanrılarımız mı hayırlı, o mu?"
 Bunu sana sadece ÇEKİŞME/CEDELÂ olsun diye
 verdiler.

Ve lemmâ durib ebn ü meryeme MESEL en izâ
kavm ü ke minhü yesiddûn

Ve kâlû eâlihetünâ hayrün em hüve mâ dar
ebûhüleke illâ CEDELÂ


*HÜKÜM:
 "STATUTE/SENTENCE"

61:
Hiç kuşkusuz O, KIYAMET SAAT'i için bilgidir.
O halde sakın o saat hakkında şüpheye düşmeyin!

Ve innehu le'ilm ün lissâ'ati,
felâ temterünne bihâ vettebi'ûn

64:
İsa, açık-seçik kanıtlar/beyyine ile geldiğinde 
şöyle söylemişti:

"Kuşkusuz, Allah hem benim Rabbimdir ve
 hem de sizin Rabbiniz.
 O halde O'na kulluk/ibadet edin!
 İşte bu, dosdoğru bir yoldur."

"İnnallahe hüve rabbî ve rabbüküm fa'büdûh,
 hâzâ sırâtun müstakîm."


NOTLAR:

Zuhrüfâ:
süs, bezek, temsilî, işaret, ismî
ornament, match, emblem, figure
simulate case

İzhâr:
Yalandan gösterme,
Simulation

Teg:
küçük koyun, kuzu, ibn
lamb

BİLGİ İÇİN:

http://interlock.blogcu.com/sion-zion-ya-da-cebel-i-arafat_37898901.html


http://interlock.blogcu.com/jera-alemi_37628031.html




Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

14/6/2009 - BASILIDES: SERMOI



 Ölülere Yedi Vaaz'dan;
 Giriş:

"Die toten kamen zurück von Jarusalem,
 wo sie nicht fanden, was sie suchten.
 Sie begehrten bei mir Einlass und
 verlangten bei mir Lehre und so lehtre
 ich sie:"

"Ölüler aradıklarını bulamadıkları Jerusalem'den
 geri geldiler. Benden içeriye kabul istediler,
 onlara öğretmemi istediler, ben de onlara
 öğrettim:"

 The Gnostic Jung
 A. Hoeller
 S. Soner



Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/6/2009 - MEDICINE; DEPILATORY / OT


ISAIAH: 40/6

Söyliyenin sesi:
"Bağır!"

Ve dedi:
"Ne bağırayım?"
"Bütün beşer ot'tur,"

The voice said:
"Cry out!"

And he said:
"What shall I cry?"
"All flesh is grass,"


Güneş'in altında yaşayan tüm beşer sistemi belli bir
problem/sorun ile her an karşı karşıyadır.
(türev/involution vision and voice/echo)

Ve bu durumdaki beşer, eşzamanlı olarak çözüm için
belli bir gaye/sonuca yönelik ve fakat henüz etkinliğe
dönüşmemiş potansiyel güç/temayül ya da pırıltıcık'a
da sahiptir.

Yöneylem araştırması noktasında-ki şuur an'ıdır-beşer,
yol ve yöntem/taraf'ını belirlerken temayülünü; nesne
sorgulama/tasavvur ve bir anlamda çözüm için gerekli
bir üstbilgi'ye ulaşma yolu/tercihini de belli etmekte ve
bildirmektedir.

Şimdi, ifade edilmek istenen/bilinmesi istenilen önemli
nokta şu olmaktadır: Temayül'e sahip beşer bu özelliğini
unutmuş görünmekte ve kullanamamaktadır.

Dolayısı ile sorunlarını sürekli ötelemekte ve doğal olarak
artırmaktadır. Artık ses ve vizyonların içerdikleri anlam
kilitlenmiş ve bir diğer ifade ile beşer "ÖLÜ" konumuna
geçmiştir.


KUR'AN
NEML: 80-81

"Sen, ölülere işittiremezsin.
 Eğer dönüp giderlerse, sağırlara da
 çağrıyı duyuramazsın.

 Ve sen, düştükleri sapıklıktan körleri de
 çıkaramazsın."


Tümleyici bilgiler:

Diğer bir parametreden bakıldığında durumu şöyle de
algılayabiliriz; Foton ve fonon-elektron çarrpışımları
manyetik alanı tümleşik çevrim sahasında iletkenler
farklı durumlar gösterir ki konu ile ilgili bilgiler aşağıda
gösterilmiştir:   

http://interlock.blogcu.com/phonon-fonon_42719591.html





Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/6/2009 - CONSCIOUS / ŞUUR



Kurgulama/imgelem/hâyal kurma/imagination/zühul,
herhangi bir konuda fikir edinmek, karara varmak ve
hükme ulaşmak için yeterli bilgi ve ölçüleri veremez.

Şuur; bu konuda, az da olsa kişiye yol gösterecek
bilginin bağlantı noktasına ulaşabilme imkânını verir.

Bir ifade ile, imge/object/biçim/nesne'lerin yüklendiği
isim ve sıfatlar/esma-ül hüsna ve bağlı üstsoy'a ait
aktarma vizyonlar, potansiyelinde farklı bilgileri de
içeren tümleşik çevrim/entegre devir'dir.

Şuur; kavram/im/işaret/code olarak ortaya konulan
nesne/şey'lerin, decode/manâ açılımı ya da kişi'nin
bakış, düşünüş ve dönüş eylemini, bir an için, bahsini
ettiğim biçimlerden çevirerek isim ve sıfatların neyi
anlatmak istediği, hangi haberlere yönelik bilgi taşıdığı
noktasına yönsemesidir.

Şuur; şartlı zihin/conditional mental/selfacting/otomatik
akortlu düşünme programı'nın tutsaklığından kurtulmanın
ilk adımlarıdır.



Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/6/2009 - BASILEOMORPHISM



Ruh ile Kürsî/iyelik/taht üzerinde Kral Tanrı
arasındaki sonsuz uçurum ve hatta mistik vecd/
mystique rapture/gizemci esrime/gaşy'nin en
yüksek mertebesi/aşamasında bile doldurulamamış..

Mistik için Tanrısal Birşey'de kendiliğinden varlık/
immanence/sürekli kontrol eden/heryerde'lik
yoktur.

Tanrı kavramının bu keyfiyet/vasıf/eşey/gensel
türev'i pozisyonuna "basileomorphism*" adı verilmiş.

Kendiliğinden varolma kadar az çok Tanrı Sevgisi de
bahis konusu değildir. Halık ile Mahlûk ayrı duruyorlar.
Vecd halindeki mistik, bütün kapılardan geçmiş, her
türlü tehlikenin üstesinden gelmiş, ve artık TAHT/
KÜRSÎ'nin önünde beklemektedir..

G. Scholem'den


*BASILEOMORPHISM :

 Kaynak, bellek'ten tamamlayıcı unsurlar/supplement
 element'ler ile biçimsel yapılanma/configuration/vücud/
 bilinç'i oluşturmaktadır.

*Kişisel yorum



Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

BANA; BAZEN GÜVENEBİLİRSİNİZ..

İnterlock - Ana Sayfa

-------------------------------

--------------------------------